Gönüllü bir doktorun anlattığına göre, halkın %60’ı, adını unuttuğum, “kuşyemine benzeyen” bir ürünle besleniyor ve başka bir tat bilmeden hayata veda ediyorlar. Oysa biz soframızdaki onca çeşide dahi kızabiliyoruz değil mi?
Bir günlüğüne sıyrılın rutin yaşamınızdan. Hemen yanı başınızda ya da dünyanın bir yerlerinde; beslenme, sağlık ve barınma problemleri yaşayan insanları anlamaya ve öğrenmeye verin kendinizi.
Zihninizi yoran siyasi çekişmeleri, yarına ne kadar para kazanacağınızı, gayrimenkullerinizi bir yana bırakın. Kalbinizi rakikleştirecek bir meşguliyet bulun. Evinizi mutlu edin ve sonra “mutlu etme” sınırlarınızı genişletin.
Neler mi yapabilirsiniz?
Akrabalarınızdan tümüyle haberdar mısınız? Bir düşünün bakalım. Ya onlardan biri her turlu sıkıntıya rağmen kapınızı çalamadıysa; ya gerçekten zor durumdaysa?
Komsunuzu gerçekten tanıyor musunuz; onlar açken siz tok yatmış olmayasınız? Ya soğuk kış günlerinde evleri soğuksa, bir çorbaya dahi muhtaçlarsa? Ya sizin çocuğunuzun yaşındaki çocukları hastaysa ve hastaneye harcayacak yeterli maddi güçleri yoksa?
Nerden mi esti böyle bir yazı?
Hafta sonu Kutup Yıldızı Sağlık Gönüllüleri Derneğinin programına katılma şansına nail oldum. Organizasyonun; kalabalıklığı, samimiyeti, orada ilgi ve heyecanla bakan gözlerin varlığı ve bizleri güzel bir İstanbul sabahına uyandırması ya da bizim gözlerimizi açması takdir edilesiydi.
Gelen konukların bir kısmının da “çarpıldık” dercesine anlatılanları onaylaması organizasyonun başarısının göstergesiydi.
Yazının devamı için TIKLAYINIZ